7/5/2009 - Zaman BOzuk Para ?

*Dinlemesini Bilirsen Bişe Öğrenirsiniz Bir Senenin Kıymetini Sınıf’ta Kalan Bilir Bir Ayın Kıymetini Erken Doğuran Kadın Bilir Bir Haftanın Kıymetini Dergi Çıkaran Bilir Bir Saatin Kıymetini Sevgilisini Uğurlamak Üzere Peronda Oturan Bilir. Bir Dakikanın Kıymetini Uçağı Kaçıran Bir Saniyenin Kıymetini Ölümden Son Anda Kurtulan Bir Salisenin Kıymetini Gümüş Madalya Alan Bilir *İnsanın Satın Alamayacağı Tek Şey Zamanıdır Ama Bozuk Para Gibi Harcıyor *Dün Gitti Bugün Varsın? Yarın Varmı? *Derdin Kendindir Bilmiyor musun, Derman Gine Sendendir Görmüyorsun Koskocaman Alem İçine Yerleştirilmiş Sen Kendini Halen Küçük Bişe Sanıyorsun *Yanlış Bir Kapı Çalmışım Yanlış Bir Kapı Açılmış
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/5/2009 - UÇUN KUŞLAR


Uçun kuşlar uçun doğduğum yere; Şimdi dağlarında mor sümbül vardır. Ormanlar koynunda bir serin dere, Dikenler içinde sarı gül vardır.
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem? Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem? Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem? Yüce dağ başında siyah tül vardır. Orda geçti benim güzel günlerim; O demleri anıp bugün inlerim, Destan-ı ömrümü okur dinlerim, İçimde oralı bülbül vardır. Uçun kuşlar, uçun burda vefa yok; Öyle akar sular, öyle hava yok; Feryadıma karşı aks-i seda yok; Bu yangın yerinde soğuk kül vardır. Hey Rıza, kederin başından aşkın, Bitip tükenmiyor elem-i aşkın, Sende -derya gibi- daima taşkın, Daima çalkalanır bir gönül vardır
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/5/2009 - Gelecek

Gelecek dediler Hep bekledik…
Şafağın kan kızıllığını hedef bildi kirpiklerimiz. Biliyorduk gün aydındı, aydınlığımız gönlümüzdendi, Bazen usumuza düşse de gölgelerimiz, Siyahın vuslatsızlığını bilirdik hep beyaza dönüktü yüzümüz. İnsana dair ne varsa yarın için dilerdik Ve bilirdik bir gün ama bir gün mutlaka… Gelecek… Ve bu yüzden her şiirin sonuna üç nokta eklerdik… -Asil beyaz gönümüzün niyazıydı- -Asıl beyaz usumuzun ziyasıydı- Yarın ar olmasın dedik, arsız yüzlerini gizlediler. Umut treninin son yolcularıydık biz, vagonlara sığmayan bir efsundu dileğimiz. Ve bileğimiz bükülmeyecek kadar güçlü ve güçsüzü ezmeyecek kadar asildi. Rayların üstüne konan beyaz güvercinlerin, ani uçuşlarına benzerdi korkularımız Ve kanadımızda muştu taşırdık her mevsim Ne baharın yedi renk gülüşüne kapılır ne hazanın Solgun yüzüyle hüzünlenirdik… Biliyorduk Gelecek dediler Hep bekledik -Gel- Islak kaldırımların arsız adımlarla ezilen sinesi ve gecenin ıssızlığında hoyratça savrulan yaprağın bükülmeyen dalı ol da gel Çocuk gülüşlerinde gözyaşı biriktiren, çırpındıkça öfkenin tam ortasına düşen, kader çizgisi silik küçük ellerin anne sıcağı, huzur kucağı ol da gel. Bir selam için, bir merhaba için, bir kuru ekmeği paylaşmak için, kalem tutmak umut yazmak ve onu büyütmek için sahip olunan ellerin soğuk çelik üzerinde tetikte bekleyen can alışlarına dur demek için, can vermek cana sevgi ekmek için gel. Biliyorduk Hep bekledik “Geleceğe sevgi yüklü gamzelerle gel dedik”
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/5/2009 - Özlem

Bir gün düşşem diyorum yollara Yürüsem hiç yorulmasam Varsam özlediğim dağlara
Götürse dağlar beni eski yıllara Yine çocuk olsam Oynasam hiç usanmasam Kayısı ağaçlarının arasındaki Salıncakta sallansam Birden açılıverse bahçe kapısı Elinde halka şekerler ile Girse içeri babam Koşup sarılsam boynuna Kavuşsam o an Dağların koynundaki huzura
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/5/2009 - Bir Zaman Vardı

Soyundum yâr aşkından üşümüyor ak tenim Çırılçıplak bak ruhum sana “git” diyen benim Kalbi mahzun, başı dik, sılaya düşen zenim ……Yutkunduğun sözlere dersin bir zaman vardı …… Çöle dönen ömrüme cemre düşüren yârdı
Kalmadı ki metanet asiye düştü dilim Güneşe özlem duyan filize benzer halim Ey daldan gül yerine dikeni deren zalim ……Pişman bakan gözlere dersin bir zaman vardı ……Susuz kalan toprağı şefkatle saran kardı Sinemin avlusunda büyüttüğüm kuşlara Başımı yasladığım dost bildiğim taşlara Yarın bahar diyerek kandırdığım kışlara ……Silinmeyen izlere, dersin bir zaman vardı ……Külünü savurdukça yeniden doğan nardı Bir bulut gölgesinde rüzgâr büyüten âmâ Savurduğun anılar çoktan dönüştü gama Gözümden sakınırken özden sildiğim sima ……Bükülen tüm dizlere, dersin bir zaman vardı ……Büyüttüğü sevgiye benim yüreğim dardı
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/5/2009 - YÜREĞİMDEN BİR KÖŞE

Rüzgâr esiyor serin serin. Bir kuş konuyor pencereme. Gülümsüyor yoldan geçen bir çocuk, Gamzeleri yakışıyor yüzüne. “Merhaba” diyor yeni güne, Saksıdaki mor menekşe.
Penceremde kuş, Çocuğun bakışları gözlerimde… Dışarıda serin bir rüzgâr, Saksıda mor menekşe… Değiyor baharın elleri ellerime. Rüzgâr, Kuş, Mor menekşe… Ve bir çocuk… Pencerem, yüreğimden bir köşe.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/5/2009 - İnsanız…

İnsanız… Yüreğimize koca dağlar kadar umutlar sığar. Güleriz, güldürürüz. Ağlarız, ağlatırız. Kimi zaman sevgiyle yaklaşırız dostlarımıza, Kimi zaman acımasızca yargılarız, Yargılanırız. Bir kanadı mı zor kapanır yaralarımız.
İnsanız… Bir bulut hafifliğinde rahat, Bir kuş kanadında hür yaşarız. Öyle bir an gelir ki, Dünyaya tepeden bakarız. Bazen bir fırtına kadar haşin davranır, Bazen meltem olur, ruha akarız. İnsanız… Bir dudak büküşüyle geçiştiririz aksilikleri. Neme lâzımcılıkla örteriz çirkinlikleri. Zavallı insanlara kucak açarız. Bir bakarsın tam aksine, bir yara da biz açarız. İnsanız… Kızarız birilerine, Yok yere kalpler kırarız. Kin, nefret, sevgi… Birçok duygular tadarız. Kimimizin sımsıcaktır yüreği, Kimimizin iğnelidir sözleri. Hepimizin farklıdır karakteri. İnsanız… Değişmeyen tek ortak yanımız, Bu dünyada bir maraton koşarız. Kim bilir hangi yokuşta, Kim bilir ne zaman, Kesilir birdenbire, Yürek hızımız…
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/4/2009 - Düş

Parlak bir düş gördüm, günde Yakınında oldum uzak Az gittim uz gittim. Gemilere saldım düşleri,
Güneşte süzüldüler. Geceyi hiç görmedi gün; Ayla kardeşti oysa. Saklambaç oynayıp durdular, Gece yakamoz, gündüz ışıltı
Göz kırptılar denizde Oynaşanlara… Ağaç dallarında saklananlara Sonra, gümm
Hey hat. Kaldırım taşlarıyla kesildi soluğum, Meğer, ayakta uyumuşum…
Sibel GÖydağ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/4/2009 - KRAVAT

Kravatıyla gömülü çocuk Umuttan almıştı rengini Bilmezdi öleceğini Yeşerirken düşleri
Kravatıyla gömüldü çocuk Kefendi bu kez gömleği Almıştı hediyesini Kapanırken gözleri…
Sibel GÖydağ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/4/2009 - Şarabımı açmışım usulca

Şarabımı açmışım usulca Havada nargile kokusu Türkülerden…
İlk kadehi sundum Karşımdaymışçasına sana İçim bir hoş, daha içmeden Gözlerinle konuştun
Yeşildiler, belki mavi Ne fark eder ki sanki Gök de sensin deniz de Gözümün görebildiği her yerde
Sibel GÖydağ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
|